NATO ve Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı Doğu Avrupa'dan Ukrayna'ya uzanan yeni askeri ulaştırma koridorları inşa ederek kıta genelinde askeri hareketliliğini hızlandırıyor.
Avrupa'da NATO'nun Rusya ile tırmandırdığı gerilim, Atlantik cephesinin kıta genelinde yürüttüğü askeri harekat ve lojistik hazırlıklarıyla yeni bir boyuta ulaşıyor. Avrasya ve Akdeniz Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Stefano Vernole, DÜNYAMER’in düzenlediği “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak” konferansına konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasında Avrupa'nın askeri haritası ve altyapısının Rusya ve Çin'i hedef alacak şekilde yeniden dizayn edildiğini, Asya Cephesinden ise barış ve istikrar odaklı diplomatik bir karşı hamle geldiğini ifade etti.
NATO, Doğu Avrupa'daki askeri varlığını Bulgaristan, Estonya, Macaristan, Litvanya, Polonya ve Slovakya gibi ülkelerde belirgin bir şekilde artırmış durumda. İngiltere ve Fransa'nın da askeri güçleriyle destek verdiği bu yapılanma, Rusya'ya karşı geniş çaplı bir hazırlığı işaret ediyor. Stratejinin temelini ise "askeri hareketliliğin" (military mobility) artırılması ve orduların sınır geçişlerindeki prosedürlerin hızlandırılması oluşturuyor.
Avrupa'da Baltık Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi'ni birbirine bağlayan; Romanya ve Moldova üzerinden Ukrayna'nın Odessa bölgesine uzanan stratejik askeri koridorlar inşa ediliyor. Norveç'ten Estonya'ya, Polonya'dan Belarus sınırlarına kadar çizilen bu askeri koridorların işlevsel hale gelmesi için limanların, havaalanı terminallerinin, demir yolu tünellerinin ve köprülerin askeri sevkiyatlara uygun olarak genişletilmesini içeren 500 kritik altyapı projesi belirlendi. Avrupa Komisyonu, bu koridorların doğrudan Ukrayna'ya kadar uzatılmasını ve komuta kontrol için tüm kıtada tek bir koordinatörün görevlendirilmesini öneriyor.
Avrupa Parlamentosu, askeri taşıma izinleri ve gümrük işlemlerini dijitalleştirecek bilgi sisteminin en geç 2028 yılına kadar devreye girmesi için çalışıyor. NATO'nun lojistik sistemleriyle (LOGFAS) entegre çalışacak bu dijital altyapı için, Avrupa Birliği bütçesinde askeri hareketliliğe ayrılan fon yaklaşık 10 kat artırılarak 18 milyar avroya çıkarıldı. Ancak binlerce ek askeri sevk noktasının ihtiyaçları göz önüne alındığında, bu devasa bütçenin bile yetersiz kalacağı ve yeni kaynak arayışlarına gidileceği belirtiliyor. Hedeflenen sistemle, kriz anında sadece çatışma bölgesine yakın olanların değil, tüm Avrupa Birliği ülkelerinin "askeri Schengen" alanı gibi hareket etmesi hedefleniyor.
Brüksel'in askeri lojistik projelerinde yalnızca Rusya değil, Çin de ekonomik olarak hedefe konuluyor. Avrupa Parlamentosu, altyapı inşasında kullanılacak Dayanışma Fonu tedarikçileri için, "Dost olmayan ülkelerle bağlantılı şirketlerden uzun vadede kaçınılmalıdır" şartının getirilmesini talep ediyor. Bu ifadeyle doğrudan Çin bağlantılı demiryolu, ekipman ve lojistik şirketlerinin Avrupa altyapısından dışlanması amaçlanıyor. Ek olarak AB, NATO ile 2026 yılından itibaren askeri hareketlilik konusunda ortak masaüstü tatbikatları başlatmayı planlıyor.
Atlantik sisteminin tüm kıtayı askeri bir lojistik üssüne çevirme ve gerilimi tırmandırma politikalarına karşılık, Çin diplomasisinden dengeleri değiştirecek stratejik bir adım geldi. Çin, Ukrayna'da barışın tesis edilmesi için Birleşmiş Milletler (BM) misyonlarını destekleme kararı alarak, BM yetkisi altında kurulacak bir barış gücüne asker göndermeye hazır olduğunu açıkladı.
Çin'in bu girişimi, geçici bir ateşkesin ötesinde çok taraflılığı yeniden şekillendirecek yeni bir küresel diplomatik mimarinin de zeminini hazırlıyor. Küresel Güney'in rolünü güçlendirmeyi ve "Küresel Medeniyet Girişimi" kapsamında yeni bir uluslararası düzen geliştirmeyi hedefleyen Pekin yönetimi; Moskova'nın meşru güvenlik çıkarlarını da dikkate alan, kalıcı bir istikrar planında ısrar ediyor.
Farklı siyasal sistemlerin barış içinde bir arada yaşamasını, eşit küresel etkileşimi ve çok kutuplu dünya düzenini savunan Çin, bu vizyonunu yakın zamanda New York'taki BM Genel Merkezi'nde çok sayıda ülkenin daimi temsilcisinin katılımıyla düzenlenen üst düzey bir etkinlikte uluslararası topluma bir kez daha ilan etti.
Yorumlar