Emekli General Francesco Cosimato, Batı Avrupa ülkelerinin askeri kapasitesini ve stratejik durumunu değerlendirdiği konuşmasında ezber bozdu.
Cosimato, ana akım medyanın kışkırttığı "Rusya saldıracak" anlatısının stratejik bir temeli olmadığını vurgularken, Avrupa ordularının içinde bulunduğu personel krizini ve teknolojik yetersizlikleri somut rakamlarla ortaya koydu.
Batı Avrupa ülkelerinin güvenlik politikaları ve savunma kapasiteleri, bizzat Atlantik sisteminin içinden gelen askeri uzmanlar tarafından sorgulanmaya devam ediyor. Emekli General Francesco Cosimato, DÜNYAMER’in düzenlediği “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak” konferansında konuştu. Avrupa'nın muhtemel tehditlere karşı kendini savunup savunamayacağı sorusuna, analitik ve somut verilere dayanan çarpıcı yanıtlar verdi. Tüm kariyerini gerçekler ve rakamlar üzerine inşa ettiğini belirten Cosimato, Avrupa'daki askeri ve siyasi zafiyetleri stratejik bir çerçevede ele aldı.
Batı ana akım medyasında her gün tekrarlanan ve özellikle Polonya ile Almanya gibi ülkelerin siyasi liderleri tarafından körüklenen "Rusya saldıracak" anlatısına değinen E. General Cosimato, bu kışkırtıcı tezi açıkça çürüttü. Cosimato, "Açıkçası çok da saldırabilecekleri bir sebep yok, şu anda herhangi bir stratejik sebep görmüyoruz," ifadelerini kullanarak bu propagandanın yalnızca ana akım medyada her gün tekrar edilen asılsız cümlelerden ibaret olduğunu vurguladı.
Ukrayna'nın NATO ve Avrupa Birliği'ne (AB) giriş süreçlerinin yarattığı tehlikelere de dikkat çeken General, anlaşmalardaki "Bir ülke saldırı altındaysa o zaman diğer Avrupa ülkeleri tarafından savunulmalıdır" şeklindeki yükümlülüklerin tüm Avrupa'yı sonu belirsiz bir çatışmaya sürükleme potansiyeli taşıdığını belirtti.
Avrupa'nın sosyal yapısının ordu inşasındaki negatif etkilerini değerlendiren Cosimato, Batı ordularındaki insan kaynağı krizinin altını çizdi. Özel sektörle rekabetin zorluğuna ve hizmet için gereken katı akademik, fiziksel ve psikolojik şartları karşılayacak personel bulmanın giderek güçleştiğine dikkat çekerek, "Batı ülkelerinde bu anlamda gerçekten de bir zayıflık var. Mevcut personeli tutma konusunda da sorun var," saptamasında bulundu.
Avrupa'daki siyasi elitlerin duruşu ile toplumsal tepki arasındaki uçuruma da işaret eden Emekli General, Batı Avrupa'da çok üst düzeyde savaş senaryoları konuşulurken, vatandaşların savaş çığırtkanı liderlerle aynı fikirde olmadığını ve bu kışkırtıcı siyasete karşı çıktığını belirtti. Özellikle Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlara yönelik sokaklarda büyüyen halk protestolarının, Batılı hükümetleri zora soktuğu ifade edildi.
Avrupa'nın stratejik ulaşım, iletişim ve istihbarat uyduları konusunda oldukça zayıf olduğunu ve kendine ait bağımsız sistemlere ihtiyaç duyduğunu belirten Cosimato, Avrupa savunma bakanlarının da kuvvet ve sistem eksikliğinden sürekli yakındığını hatırlattı. Bir savaşın yalnızca silah sistemlerinden ibaret olmadığını; doktrin, eğitim ve siyasi iradeyi de kapsayan kompleks bir olgu olduğunu belirten uzman, başta tank sayıları olmak üzere birçok operasyonel alanda Rusya ve Belarus'un Batı'dan çok daha ileride göründüğünü sözlerine ekledi.
Yorumlar