İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah'ın 10 Ağustos'ta verdiği savcılık ifadesine ulaşıldı.
Ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah'ın, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifade ortaya çıktı. "Derneğin faaliyetlerinin etki alanını genişletecek herhangi bir açıklamada bulunmadım" diyen Abdullah ifadesinde "Ben yalnızca Babala TV'de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm" sözlerini kaydetti.
Farah Zeynep Abdullah'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifadenin tamamı şöyle:
"Soruşturmaya konu olayı anladım. Olan biteni önce medya üzerinden kendi imkanlarımla takip ettim. Şimdi de Cumhuriyet Başsavcılığınıza bizzat müracaat etmem üzerine kamuoyuna yansıyan kısmından çok daha derin ve büyük sorunlar olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Bu durum benim üzüntümü ve hayal kırıklığımı daha da arttırdı. O döneme dair bildiğim ve kendimle ilgili olduğunu düşündüğüm kısımdan bahsetmeden önce bu üzüntü ve hayal kırıklığından bahsetmek istedim.
Kendimle ilgili olan kısım ise şundan ibarettir; ben zaten o dönem dernekle ilgili olan çalışmalara katılmadım. Derneğin faaliyetlerinin etki alanını genişletecek herhangi bir açıklamada da bulunmadım. Esasında iç dünyamda yaşanan felaket üzerine doğrudan bağış toplanmasını da tam olarak bir yere oturtamamıştım o yüzden yapılan çalışmalara çok mesafeli yaklaşmıştım ancak elbette yaşanan felaket üzerine bir sosyal sorumluluğum olduğunu bilincindeydim. Bu bilinçle doğrudan depremzedelerle iletişimler kurdum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Yaptığımı da düşünüyorum. Bunu şahsi çabalarımla ilerlettiğim için çok detayına inmek istemiyorum."
"Ahbap Derneği ile koordineli bir şekilde herhangi bir faaliyetimde olmadı. Ben yalnızca Babala TV'de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm. Faydalı olduğumu da düşünüyorum.
Şu anda o dönem bir yaraya merhem olmak için toplanılmış olan bağışların yerli yerinde ve tam ihtiyacı giderici olarak kullanıldığını öğrenip mutlu olmayı dilerdim. Bununla gururlanmak isterdim ancak durumun tam aksi olduğunu en azından iddiaların bu yönde olduğunu görmek benim için üzücüdür. Diyeceklerim bunlardan ibarettir."
Yorumlar